Bir Şehir, Bir Soru ve İçimde Kalan Sessizlik Kayseri’nin sabahları hep aynı kokuyla başlıyor gibi geliyor bana; soğuk hava, uzaklardan gelen fırın kokusu ve insanların aceleci adımları. Yirmi beş yaşındayım. Günlük tutmayı bırakalı hiç olmadı aslında, sadece bazı günler kalemi daha ağır hissediyorum elimde. O gün de öyle bir gündü. Bir kafede oturmuş, önümde yarım kalmış kahveyle pencereden dışarı bakıyordum. İş görüşmesine çağrılmıştım. İçimde garip bir karışım vardı; umutla tedirginlik aynı bardakta karışmış gibiydi. İnsan bazen kendini anlatmak zorunda kalınca, aslında en çok sustuğunu fark ediyor. Telefonum titredi. “Mülakatınız başlamıştır.” Derin bir nefes aldım. Ve içeri girdim. “What iş your…
Yorum BırakEtiket: bir
İskonto Oranı Yüzde Nasıl Hesaplanır? (Ve Benim Hayat Neden Hep “İndirimli Ama Karmaşık”) Bugün “İskonto oranı yüzde nasıl hesaplanır” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım ve hayatımın büyük bir kısmı şu üç şey arasında gidip geliyor: Kemeraltı’nda “abi son fiyat ne olur?” pazarlığı, markette etikete bakıp içinden “bu da mı zamlanmış?” diye söylenmek ve bir de gece 03.00’te yatakta “iskonto oranı yüzde nasıl hesaplanır?” diye tavana bakmak. Evet, bu yazının konusu tam olarak bu. Ama merak etme, sana finans dersini sıkıcı bir sınıf ortamında değil; İzmir sıcağında eriyen dondurma gibi akıcı ve biraz da…
Yorum Bırakİskender Bey sırp mıydı? Bursa’dan bakınca tarih, kimlik ve biraz da yanlış anlaşılma “İskender Bey sırp mıydı” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık. Bursa’da yaşayan biri olarak şunu sık sık fark ediyorum: tarih dediğimiz şey aslında sadece kitaplarda duran sabit bilgiler değil, gündelik hayatta bile sürekli yeniden sorulan bir şey. Özellikle kahve molalarında, iş yerinde biri bir şey açınca konu bir anda “İskender Bey sırp mıydı?” gibi sorulara kayabiliyor. Geçen gün öğle arasında arkadaşlarla otururken yine aynı konu açıldı. Balkanlar, Osmanlı, Arnavutluk, Sırbistan derken sohbet bir anda harita üstünde parmak gezdirilen bir…
Yorum BırakBugün sizlerle “İsfahan Camii’ni kim yaptı” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. İsfahan Camii’ni kim yaptı? sorusunun peşinde: Bir şehir, birden fazla hikâye Bursa’da yaşayan, günün büyük kısmı ekran karşısında raporlar, tablolar, e-postalar arasında geçen 26 yaşında biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: bazı şehirler var, insanın zihninde sürekli bir “gitmeliyim” hissi bırakıyor. İsfahan da benim için tam öyle bir yer. Özellikle “İsfahan Camii’ni kim yaptı?” sorusu aslında tek bir yapıya değil, bir medeniyetin katman katman inşa ettiği bir mimari dünyaya açılıyor. İşin ilginci şu: Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü “İsfahan Camii” dediğimiz şey tek bir cami değil; farklı…
Yorum BırakKargış Özelliği Nedir? Dilbilimden Psikolojiye, Ritüelden Günlük Hayata Çok Yönlü Bir Okuma Konulara farklı açılardan bakmayı seven biri olarak bugün “kargış”ı (beddua, lanet) masaya yatırıyorum. Hepimiz duymuşuzdur: bir anlık öfke, kırgınlık ya da haksızlık duygusuyla dilimizden dökülen o sert sözler… Peki kargışın özelliği nedir? Sadece kaba bir söz mü, yoksa kültür, dil ve psikoloji açısından anlamlı bir fenomen mi? Gelin, birlikte keşfedelim; siz de yorumlarda kendi gözlemlerinizi paylaşın ki bu yazı bir tartışma alanına dönüşsün. Kargış Nedir? Kısaca Kavramsal Çerçeve Kargış, Türkçede beddua/lanet anlamına gelir. Dilsel olarak güçlü olumsuz dilek yapılarıyla kurulur (“başına gelsin”, “yüzün gülmesin” gibi). Kültürel olarak haksızlık…
6 YorumKargaşa Türkçe mi? Geleceğin Dilinde Duyulan Uğultu Meraklı Bir Giriş: Birlikte Beyin Fırtınası Yapalım “Kargaşa Türkçe mi?” sorusunu ilk duyduğumda, aklımda tek bir sahne belirdi: bildirim seslerinin, yeni kavramların, hızla değişen gündemin birbirine karıştığı bir meydan; ortasında ise biz—geleceğin dilini, düşünme biçimimizi, toplumsal reflekslerimizi tartışan bir halka. Bu yazıyı, gelecekte bu kargaşanın nasıl bir ritme dönüşeceğini merak ettiğim ve sizlerle beraber beyin fırtınası yapmak istediğim için kaleme alıyorum. Samimi bir davet: Gelin, “Kargaşa Türkçe mi?” diye sorarken, aslında hangi geleceği çağırdığımızı birlikte keşfedelim. Kargaşanın Sözlüğü: Yeni Çağın Dil Haritası Kargaşa, çoğu zaman düzensizlik gibi görünür; oysa içten içe bir düzen…
8 YorumKaranfil Hangi Hastalığa İyi Gelir? “Her Derde Deva” Masalını Bir Kenara Bırakalım Karanfil (Syzygium aromaticum) söz konusu olduğunda net bir tutumum var: mucize yok, bağlam var. Baharat reyonundan aldığın bir tomurcuğun, klinik tedavilere “alternatif” olmasını bekleyenler, bilimi değil pazarlama hikâyelerini okuyor. Evet, güçlü bir bitki; evet, diş hekimliğinden gıda güvenliğine uzanan etkileri var. Ama her iddia aynı kefeye konamaz. Soruyu doğru soralım: “Karanfil hangi durumlarda, hangi kanıt düzeyiyle işe yarar?” En güçlü kanıt: diş hekimliğinde topikal ağrı kesici/antiseptik destek (eugenol, çinko oksit–eugenol uygulamaları). Laboratuvar düzeyinde geniş antimikrobiyal etki var; ancak insan çalışmalarına çevrim her iddiada güçlü değil. Kan şekeri/metabolizma için…
8 YorumKarahindibanın Faydaları ve Nasıl Kullanılır? Şifanın Hikâyesiyle Doğaya Yolculuk Bir sonbahar sabahı, küçük bir köyün dar sokaklarında yürüyen iki dost vardı: Elif ve Murat. Biri kalbinin sesini dinleyerek dünyayı anlamaya çalışan bir empati ustasıydı, diğeri ise sorunlara çözüm bulmakta ustalaşmış, hayatı stratejiyle anlamlandıran bir akıl insanı. İkisini bir araya getiren şey ise ne kariyerleri ne de geçmişleri olmuştu. Onları yan yana getiren, toprağın bağrından çıkan küçük bir bitkiydi: karahindiba. — Doğanın Mucizesiyle Tanışma O sabah Murat’ın zihni bir türlü susturamıyordu. Yorgunluk, sindirim sorunları, konsantrasyon eksikliği… Tüm çözümleri araştırmış ama bir türlü istediği sonucu alamamıştı. Elif ise onun derdini gözlerinden okumuştu.…
4 YorumHoranta Nereden Gelir? Felsefi Bir Deneme Her şey bir yerden başlar. Bu, hem bir gerçeklik hem de bir soru. İnsanın varoluşunu ve toplumların oluşumunu anlamak için, kökenlere inmeye ve başlangıç noktalarını keşfetmeye yönelik bir felsefi ihtiyaç vardır. Peki, kültürel bir pratiğin, bir halk oyununun kökeni ne kadar önemlidir? Horanta, sadece bir halk oyunu olarak değil, aynı zamanda toplumsal yapıları, insan ilişkilerini ve felsefi soruları tartışmak için bir araç olarak değerlendirilebilir. Horanta’nın nereden geldiğini sormak, kültürün ve bireysel anlamın ne kadar iç içe geçmiş olduğunu keşfetmek demektir. Felsefe, her şeyin ötesine geçerek, neden ve neyin var olduğu üzerine düşünmeye yönlendirir. Bir…
8 YorumBazı sorular vardır ki sadece cevabı değil, o cevaba giden yol da bizi değiştirir. “Garipoğlu ailesi zengin mi?” sorusu da tam olarak öyle bir soru… İlk bakışta maddi gücü merak ediyor gibi görünsek de, aslında aradığımız şey çok daha derin: Gücün, servetin ve soyadının insan hayatında nasıl bir ağırlığı olabileceği. Bir akşamüstü başlayan merak: “Garipoğlu ailesi zengin mi?” Yasemin o akşam kahvesini yudumlarken televizyonun alt yazısında bir haber belirdi: “Garipoğlu ailesinden yeni yatırım hamlesi…” Merakla başını kaldırdı. Yıllardır bu ismi duymuştu ama gerçekte kim olduklarını hiç araştırmamıştı. O sırada eşi Murat, pencereden dışarıya bakıp planlı bir tonla konuştu: — “Bu…
4 Yorum