İçeriğe geç

DNA miktarı hangi evrede artar ?

DNA Miktarı Hangi Evrede Artar? Kayseri’de Geçen Sessiz Bir Kış Akşamı

Kayseri’nin ayazı insanın yalnızlığını büyütüyor. Bunu son iki yıldır daha net hissediyorum. Özellikle akşamları… Şehrin sokakları sessizleşince insan kendi iç sesinden kaçamıyor. Ben de kaçamıyorum zaten. 25 yaşındayım ve küçüklüğümden beri günlük tutuyorum. İçimde ne varsa yazmadan rahatlayamıyorum. Kırıldığımda da, heyecanlandığımda da, biri beni yarım bıraktığında da hep defterime döküyorum içimi.

Geçen kış yine böyle bir akşamdı. Pencerenin önünde oturmuş sıcak çayın buharını izliyordum. Telefonum sessizdi. Beklediğim mesaj gelmemişti. İnsan bazen küçücük bir bildirime bütün ruh halini bağlayabiliyor. O gün bunu fark ettim.

Masamın üzerinde açık duran biyoloji notlarına gözüm kaydı. Üniversite sınavına hazırlanan kuzenime yardım ediyordum birkaç gündür. Sayfada büyük harflerle şu soru yazıyordu:

“DNA miktarı hangi evrede artar?”

Normalde sıradan bir biyoloji sorusuydu. Ama nedense o gece içime dokundu.

Çünkü hayatımın da tam bir “artış” evresinde olup olmadığını sorgulamaya başlamıştım.

DNA Miktarı Hangi Evrede Artar? Bazen İnsan Kendini de Yeniden Üretiyor

O gece defterime uzun uzun şunu yazdığımı hatırlıyorum:

“DNA miktarı interfazın S evresinde artar.”

Bilimsel cevap buydu. Hücre bölünmeye hazırlanmadan önce DNA kendini eşliyordu. Yani hücre çoğalmadan önce büyüyor, hazırlanıyor ve içindeki bilgiyi artırıyordu.

Bunu düşünürken bir anda kendi hayatımla bağlantı kurdum.

Belki insanlar da bazı dönemlerde dışarıdan hiçbir şey değişmiyormuş gibi görünürken içten içe çoğalıyordu. Duygular, hayal kırıklıkları, umutlar… Hepsi insanın içinde sessizce büyüyordu.

Ben de son birkaç ayda tam olarak bunu yaşıyordum galiba.

Kimse fark etmiyordu ama içimde bir şeyler değişiyordu.

Mesaj Gelmeyen Gece

O sıralar biriyle konuşuyordum. Her şey güzel başlamıştı aslında. Uzun yürüyüşler, sabaha kadar süren sohbetler, aynı şarkıları dinlemek… İnsan bazen birine alıştığını geç fark ediyor.

Kayseri’de birlikte gittiğimiz küçük bir kafe vardı. Hep cam kenarına oturuyorduk. O kahve içerdi, ben çay. Sürekli gelecekten konuşurdu. Başka şehirlere gitmekten, yeni hayatlar kurmaktan…

Ben ise hep biraz daha temkinliydim.

Çünkü birinin hayatında geçici olmaktan korkuyordum.

İşte o mesaj gelmeyen gece ilk kez bunun gerçek olabileceğini hissettim. Telefonu tekrar tekrar kontrol etmek insanı çok küçültüyor. Bunu yaşayınca anlıyor insan.

Bir noktadan sonra artık mesajı değil, kendi değerini bekliyorsun.

DNA Miktarı Hangi Evrede Artar? Beklemek de Bir Çeşit Değişim

Ertesi sabah erkenden kalktım. Kar yağmıştı. Kayseri’nin sabah sessizliği insana bazen huzur veriyor, bazen de daha fazla yalnız hissettiriyor.

Defterimi yanıma alıp dışarı çıktım. Parkta kimse yoktu. Oturup yine aynı biyoloji notlarına baktım.

“DNA miktarı hangi evrede artar?”

S evresinde.

Yani hazırlık aşamasında.

Belki de hayat gerçekten böyleydi. İnsan en büyük değişimleri görünmez zamanlarda yaşıyordu. Kimsenin alkışlamadığı, fark etmediği dönemlerde.

Son birkaç yılda çok şey yaşamıştım aslında. İş değiştirdim. Arkadaş çevrem değişti. Bazı insanlarla tamamen koptuk. Bazıları sessizce uzaklaştı.

Ama en çok da kendime karşı değişmiştim.

Eskiden birinin beni sevmesi için sürekli çabalardım. Şimdi ise yorulduğumu hissediyordum. İlk kez “ben de değerliyim” demeyi öğreniyordum galiba.

Babamla Sessiz Bir Konuşma

O akşam eve döndüğümde babam televizyon izliyordu. Benim moralimin bozuk olduğunu hemen anladı ama direkt sormadı.

Babam öyledir zaten. Duygularını açık söylemez ama hisseder.

Mutfakta çay içerken bir anda şunu dedi:

“İnsan bazen büyüdüğünü en çok canı yanınca anlıyor.”

Uzun süre hiçbir şey diyemedim.

Çünkü haklıydı.

DNA miktarı hangi evrede artar diye düşünürken aslında kendi hayatımın da bir hazırlık sürecinde olduğunu fark etmeye başlamıştım.

Belki kırılmak da büyümenin parçasıydı.

Kayseri Sokaklarında Kendimi Yeniden Tanımak

Sonraki haftalarda yalnız yürümeye başladım. Özellikle akşamları.

Cumhuriyet Meydanı’nın ışıkları altında yürürken insanların yüzlerine bakıyordum. Herkes bir yere yetişiyor gibiydi. Ama kim bilir kaç kişi içten içe parçalanıyordu?

İnsan dışarıdan çok normal görünebiliyor.

Oysa içinde tamamen başka bir savaş dönüyor.

Ben de öyleydim.

Bir yandan güçlü görünmeye çalışıyordum, diğer yandan geceleri hâlâ telefon ekranına bakıyordum. Mesaj gelir mi diye değil artık… Gerçekten unutulup unutulmadığımı anlamak için.

Bu his insanın göğsüne ağırlık gibi oturuyor.

DNA Miktarı Hangi Evrede Artar? İnsan Ruhunun S Evresi

Bir gece günlük yazarken kendime şöyle bir cümle kurdum:

“Belki insanın da bir S evresi vardır.”

Hani dışarıdan bakınca hiçbir şey değişmiyormuş gibi görünür ama içeride büyük bir hazırlık vardır ya…

İşte ben tam olarak öyle hissediyordum.

Hayata karşı daha dayanıklı olmayı öğreniyordum.

Yalnız kalmayı öğreniyordum.

Kendimle vakit geçirmeyi öğreniyordum.

Eskiden sürekli birileri olsun isterdim hayatımda. Sessizlik korkuturdu beni. Şimdi ise bazen en huzurlu anlarım kimsenin yazmadığı geceler olmaya başlamıştı.

Bu değişim kolay olmadı.

Çok ağladığım geceler oldu.

Ama galiba insan bazen kırıldıktan sonra daha net görüyor hayatı.

Bir Kütüphane Akşamı ve Gelen Mesaj

Aradan yaklaşık iki ay geçmişti. O gün kütüphanede çalışıyordum. Yağmur yağıyordu. Kulaklığımda eski şarkılar vardı.

Telefon ekranı bir anda aydınlandı.

Mesaj ondan gelmişti.

Eskiden olsa kalbim deli gibi çarpardı. O an sadece uzun uzun ekrana baktım.

İnsan bazı şeyleri beklerken başka biri oluyor.

Ve beklediği şey geldiğinde eski hali çoktan kaybolmuş oluyor.

Mesaj kısa ve sıradandı. Ama ben artık aynı kişi değildim.

İlk kez bunu çok net hissettim.

Cevap vermeden önce defterimi açtım ve şunu yazdım:

“DNA miktarı hangi evrede artar? S evresinde. İnsan da en çok sessiz zamanlarında büyüyor.”

İşte o an içimde garip bir huzur oluştu.

Çünkü ilk kez birinin geri dönmesi değil, benim değişmiş olmam önemliydi.

Hayal Kırıklığı da İnsanı Büyütüyor

Eskiden hayal kırıklığını tamamen kötü bir şey sanırdım. Şimdi öyle düşünmüyorum.

Çünkü bazı insanlar sizi severek değil, yarım bırakarak değiştiriyor.

Bu acı bir gerçek ama doğru.

Ben son bir yılda bunu öğrendim.

Kayseri’nin uzun kış gecelerinde, boş sokaklarında, sıcak çay bardaklarında, sessiz telefon ekranlarında kendimi yeniden tanıdım.

DNA miktarı hangi evrede artar sorusu belki biyolojinin konusu. Ama bence hayatın da konusu.

Çünkü büyümek çoğu zaman görünmez gerçekleşiyor.

Artık Kendime Daha Dürüstüm

Şimdi hâlâ günlük tutuyorum. Hâlâ bazı geceler duygusal oluyorum. Hâlâ geçmişi düşündüğüm oluyor.

Ama artık kendimi suçlamıyorum.

Birinin gitmesi her zaman senin eksik olduğun anlamına gelmiyor.

Bazı insanlar sadece kalacak kadar cesur olmuyor.

Bunu kabul etmek zor ama özgürleştirici.

DNA Miktarı Hangi Evrede Artar? Belki Hayatın Cevabı da Aynı Yerde Saklıdır

Bugün dönüp o günlere baktığımda şunu hissediyorum:

İnsan en büyük değişimleri sessizce yaşıyor.

Kimse görmüyor.

Kimse alkışlamıyor.

Kimse fark etmiyor.

Ama içeride bir şeyler çoğalıyor.

Cesaret,

Sabır,

Kırgınlık,

Olgunluk…

DNA miktarı interfazın S evresinde artıyor olabilir. Ama insanın ruhu da tam yalnız kaldığını sandığı zamanlarda büyüyor bence.

Ve galiba artık bundan korkmuyorum.

Çünkü bazı hikâyeler mutlu sonla değil, insanın kendini bulmasıyla güzelleşiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort ,
https://ridade.com.tr https://yuv.com.tr https://nud.com.tr Sitemap
ilbet bahis sitesi