İçeriğe geç

LGS’de en yüksek puan ne kadar ?

LGS’de En Yüksek Puan Ne Kadar? Psikolojik Bir Mercekten Bakış

İnsan davranışlarını anlamak, belki de en heyecan verici yolculuklardan biridir. Hepimiz, farklı kararlar alırken, farklı seçimler yaparken ve bazen hiç beklemediğimiz duygular yaşarken, arka planda ne tür zihinsel ve duygusal süreçlerin işler durumda olduğunu merak ederiz. Bugün, bu merakı biraz daha derinleştirip, lise geçiş sınavı olan LGS’yi ve bu sınavda elde edilen yüksek puanları psikolojik bir açıdan inceleyeceğiz. Öğrencilerin ve ailelerinin başarıyı nasıl tanımladığı, başarıya giden yolda karşılaştıkları duygusal engeller ve toplumsal etkiler üzerine bir keşfe çıkacağız.
LGS ve Psikolojinin Kesişim Noktasında: Bilişsel Boyut

LGS’de yüksek puan alabilmek için öğrenciler, sadece bilgi değil, aynı zamanda karmaşık bilişsel beceriler de sergilemek zorundadır. Bilişsel psikoloji, insanların nasıl düşündüğünü, öğrendiğini ve hatırladığını anlamamıza yardımcı olur. LGS’de başarılı olmak, hafıza, dikkat, problem çözme ve hız gibi bilişsel becerileri etkin kullanabilmekle ilgilidir.
Sınav Kaygısı ve Bilişsel Performans

Sınav kaygısı, öğrencilerin bilişsel performansını etkileyen önemli bir faktördür. 2015 yılında yapılan bir meta-analiz, sınav kaygısının öğrencilerin sınavlardaki performanslarını olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Kaygı, öğrencilerin beyinlerinde özellikle prefrontal korteksi etkiler, bu da problem çözme ve dikkat gibi önemli bilişsel işlevlerin zayıflamasına neden olabilir.

Bilişsel yük teorisine göre, fazla bilgiyle boğulmak, öğrencinin düşünme kapasitesini aşabilir. Bu da daha hızlı tükenmeye ve düşük performansa yol açar. Yüksek puan alma arayışı, öğrencilerin zaman zaman aşırı yüklenmelerine neden olabilir, bu da verimliliği düşürür. Dolayısıyla, yüksek puan alma çabası, yalnızca bilgiye dayalı değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik dengeyi gerektiren bir süreçtir.
Duygusal Boyut: Başarı ve Duygusal Zeka

Başarıya ulaşmak sadece bilişsel becerilerle değil, aynı zamanda duygusal zekâyla da ilgilidir. Duygusal zekâ, bireylerin kendi duygularını tanıyıp yönetmeleri ve başkalarının duygusal durumlarını anlayıp empati göstermeleri yeteneğidir. LGS gibi yüksek baskı altındaki sınavlar, öğrencilerin duygusal zekâlarını nasıl kullandıklarını test eder.
Duygusal Zekâ ve Başarı

Yüksek duygusal zekâya sahip öğrenciler, stresli durumlarla daha iyi başa çıkabilirler. Bir araştırmaya göre, duygusal zekâ düzeyi yüksek öğrenciler, düşük duygusal zekâya sahip öğrencilere göre daha yüksek akademik başarı gösteriyorlar. Duygusal zekânın, öğrencilerin sınav kaygısını daha iyi yönetmelerine ve odaklanmalarına yardımcı olduğu düşünülmektedir. LGS’de başarılı olmak için, öğrencilerin sadece bilişsel becerilerini değil, aynı zamanda duygusal zekâlarını da devreye sokmaları gerekir.

Duygusal zekâ ile bağlantılı bir diğer önemli kavram ise öz yeterliliktir. Bandura’nın (1997) öz yeterlilik teorisi, öğrencilerin kendilerine güvenerek sınav sürecine yaklaşmalarının başarıyı artıracağını savunur. Öz yeterliliği yüksek olan öğrenciler, karşılaştıkları engelleri aşma konusunda daha ısrarcı ve dirençlidirler. Bu da LGS gibi kritik anlarda, öğrencilerin başarıya ulaşmalarına önemli katkı sağlar.
Sosyal Psikoloji: Toplumsal Baskılar ve Başarı Algısı

Sosyal psikoloji, bireylerin sosyal etkileşimlerinden nasıl etkilendiğini ve bu etkileşimlerin davranışlarını nasıl şekillendirdiğini inceler. LGS, sadece bireysel bir mücadele değil, aynı zamanda toplumsal baskıların da etkisi altında gerçekleşen bir süreçtir. Öğrenciler, ailelerinden, öğretmenlerinden ve arkadaş çevrelerinden gelen baskılarla başarıyı tanımlarlar.
Toplumsal Baskı ve Başarı

Toplumda başarı, genellikle akademik başarıya dayalı olarak değerlendirilir. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde, LGS gibi sınavlar, öğrencilerin toplumsal statülerini belirlemede önemli bir araç olarak görülür. Bu, öğrencilerin kendilerini başkalarıyla kıyaslamalarına ve başarıyı yalnızca puanlar üzerinden tanımlamalarına yol açar. Sosyal etkileşim, öğrencilerin başarı ve başarısızlıkla ilgili duygusal durumlarını da doğrudan etkiler.

Bir araştırma, ailelerin beklentilerinin öğrencilerin performansını etkilediğini ve stres düzeylerini artırdığını ortaya koymuştur. Aile içindeki rekabetçi ortam, öğrencinin zihinsel sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tür sosyal baskılar, öğrencilerin performansını daha çok dışsal motivasyonlarla şekillendirir ve bu da uzun vadede içsel motivasyonu zayıflatabilir. Dışsal baskılara dayalı başarı anlayışı, öğrencilerin psikolojik tükenmişlik yaşamalarına neden olabilir.
Sosyal Destek ve Başarı

Bununla birlikte, sosyal destek de önemli bir faktördür. Öğrencilerin etraflarındaki insanlardan aldıkları destek, sınav sürecindeki stresle başa çıkmalarına yardımcı olabilir. Araştırmalar, güçlü sosyal destek sistemlerine sahip olan öğrencilerin, daha az stresli olduklarını ve sınavlarda daha başarılı olduklarını göstermektedir. Aile üyeleri, öğretmenler veya arkadaşlar, öğrencilerin duygusal zekâlarını geliştirmelerine ve stresle başa çıkmalarına yardımcı olabilir.
Çelişkiler ve Kişisel Gözlemler: Duygusal ve Bilişsel Dengenin Zorluğu

LGS’nin psikolojik boyutlarını tartışırken, dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta, çelişkili bulguların varlığıdır. Bazen yüksek duygusal zekâya sahip öğrenciler, sınav kaygısıyla başa çıkmakta zorlanabilirler. Bazı öğrenciler ise, bilişsel yük altındayken dahi başarıyı sürdürebilirler. Psikolojik araştırmalarda, başarıyı tanımlamanın ve başarıyı etkileyen faktörlerin karmaşıklığına dikkat edilmelidir.

Bir yandan, sosyal baskılar ve ailevi beklentiler yüksek puanları hedeflerken, diğer yandan içsel motivasyon ve duygusal denge başarıyı daha kalıcı hale getirebilir. LGS’de en yüksek puan elde etmek, sadece bir sayıya indirgenemeyen, duygusal ve bilişsel süreçlerin etkileşiminin bir sonucudur.
Sonuç: Başarı, Duygusal Zeka ve Sosyal Etkileşimle Şekillenir

LGS’de en yüksek puanı almak, bilişsel becerilerin yanı sıra duygusal zekâ ve sosyal etkileşimlerin bir kombinasyonudur. Öğrenciler sadece bilgiyle değil, aynı zamanda duygusal zekâları, sosyal destekleri ve başarı algılarıyla da sınavı geçerler. Bu nedenle, başarıyı sadece sayılarla tanımlamak yanıltıcı olabilir. Psikolojik boyutları dikkate almak, öğrencilerin daha sağlıklı ve dengeli bir başarı anlayışına ulaşmalarına yardımcı olabilir.

Okurlara Sorular:

– Sizin sınav kaygınız ne kadar etkileyici oldu? Bu kaygıyla nasıl başa çıktınız?

– Toplumsal başarı beklentileri, kişisel başarınızı nasıl şekillendirdi?

– Duygusal zekânın sınav başarıları üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet bahis sitesi