1 Metre Akvaryum Kaç Litre? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Üzerine Bir Bakış
İstanbul’da bir sabah, Kadıköy’den bir iş toplantısına doğru yola çıkarken, otobüste karşılaştığım birkaç sahne günümün geri kalanında kafamda yankılandı. Birbirine benzeyen, ama aslında birbirinden çok farklı hayatlar. Bir tarafta genç bir kadın, elinde çocuğuyla, kendisine bakmaya çalışan bir adamın gergin bakışları arasında. Diğer tarafta, kulaklıklarıyla yalnızca kendi dünyasında, dışarıya karşı her şeyden izole olmuş bir genç. Otobüste geçen bu birkaç dakikalık yolculuk, aslında her gün karşılaştığımız küçük mikrokozmoslardı. Her birinin kendi hikayesi, kendi dünyası vardı.
Ve sonra, o an bir soru geldi aklıma: 1 metre akvaryum kaç litre? Evet, bu kadar basit bir soru. Ama hem fiziksel hem de metaforik açıdan düşündüğümde, tüm bu hayatların, insan hikayelerinin ve sosyal ilişkilerin bir tür “akvaryum” gibi olduğunu fark ettim. Herkes kendi “alanında”, kendine belirlenmiş bir ölçüde, farklı şartlarda var oluyor. Belki de toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet de, bu “akvaryum”ların içinde şekilleniyor. Tıpkı bir metre akvaryumun içerdiği litre miktarı gibi, insanlar da kendi alanlarında farklı fırsatlarla sınırlı ya da özgür bir şekilde var olabiliyorlar.
—
Bir Metre Akvaryumun İçindeki Hayatlar: Farklı Ölçülerde Gerçekler
Akvaryum bir sınırlı alan. Bir metrelik bir akvaryuma ne kadar su konulabileceği de bu sınırlı alanın içindeki miktara, kapasiteye bağlı. Aynı şekilde, insanların toplumsal yapılar içinde ne kadar yer bulabildiği de bu sınırlı alanlara benzer. Çoğu zaman, toplumsal yapılar, özellikle de toplumsal cinsiyet normları, çeşitlilik ve sosyal adalet talepleri, insanları farklı “akvaryumlara” hapseder. Kimileri kendi alanlarında serbestçe hareket ederken, kimileri sıkışmış, sınırlandırılmış hissedebilir.
İstanbul’daki bir toplantıya geç kalmışken, otobüste gördüğüm kadarıyla, bazen bir kişinin yer bulabilmesi, toplumsal cinsiyetine, yaşına, ya da taşıdığı kimliğine bağlı olabiliyor. Mesela, genç bir kadının otobüste yer bulması, yaşlı bir adamın ya da genç bir erkeğin yer bulmasına kıyasla çok daha zor olabiliyor. Toplumun kadınlara biçtiği yer, bazen ona en basit yaşam alanlarını bile daraltabiliyor. Çoğu zaman, küçük bir kadının bedeni, büyük bir şehri, toplumsal beklentileri ve normları taşımaya çalışırken, aslında bir metrelik akvaryum kadar bile alanı olmuyor.
—
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet: Akvaryumun Sınırsız Olmasını Sağlamak
Akvaryumun bir sınırlılığı var; ama aslında akvaryumun kapasitesini arttırabilmek de bizim elimizde. 1 metre akvaryum kaç litre su alır sorusunun cevabı, aslında hayatta karşılaştığımız sınırlı alanları ne kadar genişletebileceğimizi gösteriyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitliliğe saygı ve sosyal adaletin sağlanması da bu genişletme sürecinin parçası.
Bir gün iş yerinde, farklı cinsiyet kimliklerine sahip birkaç arkadaşla sohbet ederken, o kadar ilginç bir şey fark ettim ki. Her biri kendi kimliğini ifade ederken, toplumsal sistemin onlara dayattığı yerden ne kadar uzak olduklarını fark ediyorlardı. Bir kadının hayatını sadece “kadın” olarak yaşamak zorunda olması, onun sosyal alanda ne kadar kısıtlı kalmasına sebep oluyordu. Aynı şekilde, bir erkeğin de toplumsal beklentilere uygun olmak zorunda kalması, çoğu zaman ona sahte bir kimlik kazandırıyordu. İnsanlar kendilerini ifade ederken, aslında toplumsal akvaryumlarına sıkışmışlardı.
Fakat, çeşitliliği ve eşitliği savunarak, bu akvaryumların içine daha fazla insan sığdırabiliriz. Yeter ki sosyal adaleti sağlayalım, insan haklarına saygı duyalım ve her birine eşit bir yer verelim. Bu genişletilmiş alan, hem bireylerin hem de toplumların daha özgür ve daha adil bir şekilde var olmasına olanak tanıyacaktır.
—
1 Metre Akvaryum Kaç Litre? Sorusu Üzerinden Adaletli Bir Toplum
Şimdi, bu kadar derin bir düşüncenin içinde, birden 1 metre akvaryumun kaç litre su alacağı sorusunun fiziksel yanıtı geldi aklıma. Cevap, bir metrelik bir akvaryum için genellikle 100 litre civarındadır. Ama bu fiziksel cevaba, toplumsal anlam yüklediğimizde daha farklı bir boyuta ulaşır. 1 metre akvaryum, doğru koşullar altında, sınırsız bir yaşam alanına dönüşebilir. Her birey, kendi kimliğiyle, toplumsal cinsiyet normlarına, çeşitliliğe, sosyal adalete saygılı bir toplumda gerçek anlamda “özgürce” var olabilir.
Sosyal adalet mücadelesi, aslında herkesin akvaryumunu daha geniş yapmakla ilgilidir. Bu sadece bireylerin kişisel alanlarının genişletilmesi değil, aynı zamanda toplumsal yapının daha adil ve eşit hale gelmesidir. Herkesin eşit şekilde var olabileceği bir dünya inşa etmek, toplumsal cinsiyet rollerinin, kimliklerin ve ayrımcılığın ortadan kalktığı bir alan yaratmak mümkündür. Ve bu, sadece 1 metre akvaryum kadar basit bir sorunun ötesine geçer.
—
Sonuç: Akvaryumun Sınırsız Olmasını Sağlamak Bizim Elimizde
İstanbul’da, sokaklarda, toplu taşıma araçlarında ve iş yerlerinde karşılaştığım insanlardan öğrendiğim şey şu: Her biri kendi hayatında bir şekilde sınırlı bir alanda yaşıyor. 1 metre akvaryumun kaç litre olduğunu anlamak, aslında bu sınırlı alanların ne kadar genişletilebileceğini düşünmekle ilgilidir. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet, hayatın her alanında önemli bir yer tutuyor. Bir metre akvaryumun kapasitesini arttırmak, bizim elimizde ve buna hep birlikte karar verebiliriz.
Sonsuzluğu kucaklayan, eşitliği savunan ve adaletli bir toplum için, bu sınırlı alanları genişletmek, hepimizin sorumluluğudur.